ZENGİNLİK YANILGISI

Zenginlik kelimesi çoğu insan için para anlamına gelse de bu kesin bir yanılgıdır. Anlamlı ve coşkulu bir hayat yaşamak için para bir noktaya gereklidir lakin bundan sonrası için ayrı bir kültürel birikim, beraberinde disiplin gerekir. En pahalı lokanta size en lezzetli yemeği sunmaz her zaman, bazen daha uygun fiyata çok daha lezzetli yemekler yiyebilirsiniz. Önemli olan hangi yemeğin nerede yenmesi gerektiğini bilmenizdir. Ya da bir kahveden keyif alabilmeniz için, en pahalısını içmenize gerek yok zira kahve kültürüne hakim olmalısınız. Yoksa tat alamazsınız. En iyi kahve çekirdeklerini dünyanın en iyi elleri işleyip size çok keyifli bir kahve sunsa ancak sizin kahve kültürünüz yoksa bunu acı bulup, olumsuz yorum yapabilirsiniz. Haliyle dünyanın en pahalı ve lezzetli kahvesini içip keyif alabilmeniz için para yetmez, beraberinde onu içecek ağızın donanımı da gerekir. Seneler evvel vefat eden ünlü iş insanı İshak Alaton "Lüzumsuz Adam" kitabında şöyle diyordu;"Hayattan keyif alabilmek bir kültür işidir."




Zengin olmak sadece para destelerini üst üste yığmaktan ibaret değildir; iyi düşünülmüş bir yaşam felsefesinin sonucudur. Bununla beraber

Gerçek zenginlik; var olan sağlık, anlamlı ve sağlıklı ilişkiler ve kelime hazinesinin genişliğinde yatar.

Sağlığınız yerinde değilse her şey anlamını yitirir,sağlıklı ve anlamlı bir aileniz,dostane ilişkileriniz yoksa içinizde büyük bir boşluk olur. Bununla beraber 200 kelime ile gündelik hayatınızı sürdürüyorsanız geniş düşünemezsiniz, empati yeteneğiniz olmaz. Düşüncelerinizi doğru ve açık bir şekilde ifade edemediğiniz için öfkeli bir karakteriniz oluşur. Böyle bir durumda para sizin için sadece arkasına sığındığınız bir kalkan olur. Ancak bu tablonun acizi olduğunu derinden hissederdirsiniz.

Parayı doğru harcayabilmek zihin genişliğiniz ile doğrudan ilişkilidir.

Piyangodan para kazanan insanların kısa bir süre sonra tekrar fakirleşmesi ya da büyük bir mirasa varis olma piyangosunu elde etmişlerin bir süre sonra eski yaşantılarına dönmesinin sırrı burada yatar. Para kazanmak, parayı yönetmek ve doğru harcayabilmek ayrı bir kültürel birikim ve tecrübe gerektirir. Dil zenginliği bununla doğrudan ilişkilidir.Dil zenginliği insanın ruhunu ve beynini şekillendiren harika bir zenginlik kaynağıdır. Kendi dilinde 5000 kelimelik bir dağarcığı olan kişi ile 200 kelime ile gündelik hayatını sürdüren kişinin aynı şeyleri düşünmesi, baktıkları nesnelerde aynı detayları görmesi ya da sohbetlerinden aynı keyif alması söz konusu olabilir mi hiç ? İnsan bir tabak yemekle karnını doyurabilir ancak zengin bir kelime dağarcığı olan kişinin kültürel sohbetine doyamaz. Bu noktada sizleri Abdülbaki Gölpınarlı ile tanıştırmak isterim. Alttaki videoyu tıklayıp izlediğinizde aldığınız hazzın sırrı, kelime ve kültürel zenginlikten kaynaklanmakta.Bu zenginliği para ile alamazsanız. Düzinelerce kitap okumanız, sanatla ilgilenmeniz, gazete küpüründen değersiz ilişkileri sonlandırmakla elde edebilirsiniz. Yani bir disiplin ve bedel karşılığı kültürel zenginliği yakalayıp anlam inşaa edebilirsiniz.


"Akıl kavradığı ve inandığı her şeyi gerçekleştirebilir."

der Napoleon Hill.Akıl gerçek zenginliğin kültürel birikimle anlam bulacağını kavradığında paranın ötesine yatırım yapmaya başlar. Yüzbinlerce kitap arasından doğru olanları filtreleyip okuyarak kültürel mirasını büyütebilir. Bununla beraber inanç vardır ki, insanın ruhunda çiçekler açtırır. Yaşanan her olumsuz olay ve tavırdan sıyrılmayı beraberinde ayakta kalmayı mümkün kılar. Kültürel birikim, inançla taçlandığında muhteşem bir zenginlik ortaya çıkar. Sadettin Ökten, Abdülbaki Gölpınarlı gibi isimler birer örnektir.


Ne dersiniz gerçek zenginliğe yatırım yapma zamanı sizce de gelmedi mi ?



28 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör