Kriz Dönemlerinde Para Nasıl Kazanılır ?

Doların yükselmesiyle birlikte hemen hemen herkesin alım gücü düşmekte ve hayat pahalılığı ekonomik sarsıntılar yaratmakta. Bugün alınan bir ürün ya da hizmetin yarın daha yüksek bir fiyata satılıyor olması kafamızda kaos adacıkları oluşturmakta. Böylesi dönemlerde insan zihni korku tarafından yönetilir. Ve 'yarın ne olacak' kaygısı fırsatları kaçırmasına neden olur. Alınan kararlar günü kurtarmadan öteye geçemez. Peki sağlıklı kalabilmek için ne yapmak gerekir? Daha açık ifade etmek gerekirse, ekonomik krizin olduğu bir ortamda alım gücü nasıl arttırılır ?


Bir yerlede size de denk gelmiştir;" Milli Piyangodan şu kadar milyon TL kazandı ancak bir yıl geçmeden elinde ne varsa kaybetti." Konuya sadece dini açıdan 'haram' olarak etiketlemek eksik kalabilir. Aylık 5.000 TL gelir bandında olan, bu şekilde hayatını sürdüren bir kişinin önüne 5 milyon koyarsanız zihni panikler ve bu parayı nasıl yöneteceğini, nasıl harcayacağını bilemez. Çoğunlukla bastırılmış arzularını yaşamak için harcamaya meyil gösterir. Lüks mekanları kapatma, pahalı bir araca binme gibi kısa süreli zevkler yoluna harcanan para bir süre varlığını sürdüremez. Burada gerçek sorun; 5000 tl bandını tanıyan zihnin 5 milyon TL karşısında paniklemesidir. Yüksek miktar parayı sindiremeyen zihin onu nasıl yöneceğini bilemez ve kayıp süreci başlar.




Kriz Dönemlerinde Para Nasıl Yönetilir ?


Varlıklı olmanın temelinde üç bilimsel yol vardır;

  1. para nasıl kazanılır bilgisi

  2. para nasıl yönetilir bilgisi

  3. para nasıl harcanır bilgisi

Bu üçlüyü bir saçayak gibi düşünmelisiniz. Okuyup bir maaş alarak zengin olacağınızı sanmak yanılgıdır. Ya da bir miras/piyango size vurdu diyelim. Bu parayı nerede nasıl yönetmeniz, nasıl bir yatırımda bulunmanız gerektiğini bilmemek yine bir yanılgıdır. Ve en önemlisi de harcama konusu. Nispet yapma, beğenilme ve farkedilme güdüleri insanı esir alan güçlü güdülerdir. İnsanlar bu güdülerini beslemek için bir başka deyişle nispet yapmak için oldukça saçma harcamalar yapabilir. Güdülerini kontrol altına alan ve parayı doğru yerde doğru şekilde harcayan insanlar kazanımlarını koruyabilirler. Zengin Baba Yoksul Baba kitabında şöyle yazar;


Zenginlerin daha da zenginleşmesinin, yoksulların daha yoksullaşmasının, orta sınıftakilerin de borç içinde çabalamasının nedenlerinden biri para dersini okulda değil evde öğrenmeleri. Çoğumuz para konusunu ana-babalarımızdan öğreniriz. Peki ya yoksul ana-baba çocuğuna parayla ilgili ne söyleyebilir? “Okulda kal, çok çalış!” derler, o kadar. Çocuk yüksek notlarla okuldan mezun olur ama beynine işlenen finans programı ve düşünce biçimi yoksulluk kökenlidir. Henüz küçük bir çocukken öğrenilmiştir bu.

Kriz dönemlerinde insanlar çoğunlukla çocuklukta öğrendikleri ilk tepkileri geliştirir. Daha az harca, daha ucuzunu ara, harcamalarını kıs.


Kaynaklarımız sonsuz olmadığı için insanın bilinçli satın almalar yapması doğrudur ancak en ucuzuna koşullanmak, onu elde etmek için gereğinden fazla zaman harcamak ve kalitesi düşük olanı insanın kendine yakıştırması "öz saygısını" yitirmesine neden olabilir. Öz saygısını yitiren insanda hakim olacak duygu ise; çaresizlik ve öfkedir. " Ben en ucuzunu aldım, çok çalıştım ama gene yetişmiyor." düşüncesi çaresizlik ve öfkenin doğmasını sağlar.


Peki Ne Yapacağız ?


faturalar, kira, kredi ödemesi, okul taksiti, onlarca çeşit vergilere karşı tek bir gelir akışınız varsa çarkın dönmesi çok zor. Daha ucuzunu alarak tasarruf ettiğinizi düşünmek ve sonunda yanıldığınızı anlamak yerine gelir kaynaklarınızı çeşitlendirmelisiniz. Hibrit çözümlerle daralmak yerine yeni gelir akışları oluşturmalısınız. E iyi hoş güzel de yeni gelir kaynakları nasıl oluşturacağız, bir maaşın yanına iki maaş daha nasıl ekleyeceğiz derseniz, bunun için mentorlük hizmeti satın alabilirsiniz. Bu alanda verilen eğitimler mevcuttur, bunları araştırıp katılabilirsiniz. Ve en önemlisi de çokça okumak. Sizin yürüdüğünüz yolları yürümüş milyonlarca insan var. Bu insanlardan başarılı olmuş insanların tecrübelerini paylaştığı onlarca kitap var. E bir zahmet oturup okuyarak, bunlardan ders alıp uygulaması da size kalmış. Zahmet ve sabır içermeyen her yol sizi uçuruma sürükler. Kolaycılık yerine bir süre zahmet çekerek yordam öğrenmek uzun vadeli, sağlıklı olandır. İşinizi kolaylaştırma adına nokta atışı bazı tavsiyelerde bulunmak istiyorum;


  1. Eğitim alın : Bu konuda Mert Aydıner'in Milyoner Mentor eğitimini alabilirsiniz.

  2. Büyük Düşünmenin Büyüsü ve Zengin Baba Yoksul Baba kitaplarını okuyabilirsiniz. Bu kitaplar zihinsel dönüşümünüzü destekler.

  3. Satış ve Pazarlama üzerine yazılmış Optimist Kitap'ta birbirinden özel kitaplar var. Bunları mutlaka okuyun. E iyi de ben satışçı değilim, pazarlama ile ne işim var demeyin. İstisnasız her insan satıcıdır. Kimisi bilgisini, kimisi tecrübesini kimisi de zamanını satar. Bu sattıklarınızı değerlendirmek, karşılığında iyi kazanmak sizin elinizde. Satış pazarlama konusunda derinleşmenizi öneririm.

  4. Doğru insanlarla bağınızı güçlendirin. Ayda 3.000 TL kazanan insan ile dost olabilirsiniz ancak parasal konularda sakın tavsiye almaya kalkmayın. Finansal konularda bu kişi ile görüşüp mutabık olursanız, ayda 300.000 tl kazanmanın hayalini bile kuramazsanız. O yüzden fırın ustasından yatırım tavsiyesi almak ya da başarı hakkında konuşmak hayal kırıklığı oluşturur.

  5. Daha az nasıl harcarım yerine daha fazla nasıl kazabilirim sorusuna yoğunlaşın. Hun İmparatoru Atilla'nın dediği gibi “Eğer sınırlarınızda sorun varsa, Bunu gidermenin tek yolu, sınırlarınızı genişletmektir.”





34 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör